Big Bang Teorisi Nedir ? Büyük Patlama Ne Zaman Yaşandı ?
27 Tem, 2019 7:26 tarihinde eklendi

Big Bang Teorisi Nedir ? Büyük Patlama Ne Zaman Yaşandı ?

Big Bang Teorisi Nedir ? Büyük Patlama Ne Zaman Yaşandı ?

Big Bang Teorisi Nedir ? Büyük Patlama Ne Zaman Yaşandı ?

Big bang teorisi
Big bang teorisi

Big bang teorisi bir başka adıyla büyük patlama dünyanın ve evrenin nasıl oluştuğuna dair birçok teoriden biridir. Bilim insanları evrenin oluşumunda nasıl bir olayın gerçekleştiği ve bu olayın nitelikleri konusunda yıllardır tartışıyorlar. Yaptıkları çalışmalarla bizlere içinde yaşadığımız dünyanın ve galaksinin tüm bilinmezliklerini anlatıyorlar. Ancak bilim dünyası her an gelişen ve farklı doğruları olabilen bir alan olduğu için tam olarak hangi teorinin doğru olduğu konusunda net bir fikir birliği yoktur. İşte Büyük Patlama da bazı bilim insanlarının kabul ettiği bazı bilim insanlarının da farklı tezler sunduğu bir teoridir.

Büyük Patlama

Bing Bang yani büyük patlama evrenin varoluşu ile ilgili ileri sürülen en bilindik teoridir. Bu teori evrenin bir tekillik ile başladığını ve geçen miyarlarca yıl boyunca sürekli şiştiğini iddia eden bir teoridir. Yani söz konusu olan evren başta boyutu bilinmeyen ancak tekillik olarak adlandırılan bir yapı iken yaşanan büyük patlama ile sürekli şişmeye ve yayılmaya başlamıştır. Geçen yıllardan sonra da içinde yaşadığımız dünya ile beraber galaksimiz oluşmuştur. Kelime anlamı olarak da teorinin özeti olan büyük patlama evrenin oluşumuna dair büyük oranda kabul gören bu tezi savunmaktadır.

Dünyanın Oluşumu

Dünyadan önce evrenin nasıl oluştuğu konusunda bu tezi savunan astrofizikçiler evrenin tam olarak ne zaman oluştuğu ve büyük patlamanın ne zaman gerçekleştiği konusunda net bir bilgiye ulaşamamışlardır. Ancak evrenin günümüz şekline ulaşması için 13.8 milyar yıl geçtiği düşünülmektedir. Tapılan tüm tahminler modeller üzerinde ve matematiksel hesaplar ile yapılmaktadır. Bu da net olarak büyük patlama tarihinin ne zaman olduğu konusunda net bir bilgi vermemektedir. Bing bang ortaya atıldığı andan itibaren bilinen ve büyük oranda kabul görülen bir tez olmuştur. Tabi daha sonraları 2007 yılında yapılan bir komedi dizisinin adı olmuştur. Ve bu şekilde popülerliği artmıştır.

Zamanın Doğuşu

Pek tabi olarak ortaya atılan tüm iddialar evrenin oluşumu hakkında bilgiler vermektedir. Bu da doğal olarak evrenin oluşumu ile beraber zaman kavramının da doğduğu anlamına gelmektedir. Yani büyük patlamadan önce ne olduğu ve bunun zamanının tam olarak ne olduğu bilinmemektedir. Uygun tabir ile büyük patlama bir milat olarak kabul edilmiştir. Dünyanın en gelişmiş uzay araştırma kurumlarından biri olan NASA’ya göre büyük patlama olduğunda evrenin sıcaklığı 5.5 milyar santigrat derecedir. Bu da maddede bulunan elektron, nötron ve protonların oldukça sıcak ve dağınık olduğu anlamına gelmektedir. Evren genişledikçe ve buna bağlı olarak soğudukça dağınık halde bulunan bu maddeler birleşmeye başlamıştır. Birleşemeyen parçacıklar ise bozuldular. Ancak bu birleşmelerin ve bozulmaların nasıl olduğu konusunda net bir fikir yoktur. Çünkü bu kozmik çorba içinde ışık fotonları dağınık hallerde bulunuyordu.

İlk Işık Nasıl Oluştu ?

İlk ışık nasıl oluştu ?
İlk ışık nasıl oluştu ?

Birleşen ve bozulan parçacıklar içinde dağınık fotonlar halinde bulunan bu ışık hüzmeleri yani ilk ışık büyük patlamanın da resmini oluşturuyor. Kozmik Mikrodalga Işınımı olarak da bilinen bu fikir daha sonraları kazara bulunmuştur. Bilim insanları 20. yüzyılda bu konuda oldukça kayda değer bilgiler edinmiş ve deneyler yapmışlardır. İşte söz konusu olan ilk ışığın kozmik çorbadan oluşan ve tam olarak da bing bang yani büyük patlamayı tasvir eden bir gelişmedir.

Evrenimiz Kaç Yaşındadır ?

Evrenin oluşumundan itibaren yaşının yaklaşık 13.7 milyar yıl olduğu düşünülüyordu. Ancak 20. yüzyılın son çeyreğinde gönderilen COBE uydusunun getirdiği bilgiler ve yapılan araştırmalar doğrultusunda evrenin yaşının 13.7 değil 13.82 olduğu saptanmıştır. Daha önce elde edilemeyen bilgilerin gün ışığına çıkmasına vesile olan bu araştırmalar ile teori kapsamında incelemeler artarak devam etti. Bilim insanları evrenin sadece %5 ‘inin gezegen ve uydulardan oluştuğunu iddia ederler. Geri kalan kısımın tam olarak bilinmeyen ve karanlık enerji, karanlık madde olarak da adlandırılan bir maddenin olduğu söylenmektedir. Evren oluştuğu andan itibaren genişlemektedir. Bu genişlemeye sebep olan maddenin ise yine karanlık madde ve karanlık enerji olduğu iddia edilmektedir. Ve hatta dünyanın sonunu da büyük patlamadan bu yana süren genişlemenin aniden durarak daralmanın başlaması ile geleceği düşünülmektedir.

Evrenin Genişlediğinin Kanıtı

Yapılan araştırmalarla evrenin ışık hızından daha büyük bir hız ile şiştiği belirtilmektedir. Bu hız ile genişleyen evrende belli ışık dalgaları oluşmaktadır. Bu dalgaların aldıkları renkler ile uzaklaşıp yakınlaştıkları görülebilir. Yine yapılan araştırmalar ile etrafımızdaki herhangi bir gezegen veya uydunun uzaklaştığı belirtilmiştir. Bunu da uzaklaşan gök cisimlerinin aldıkları renklerden anlamışlardır. Çünkü yukarıda da belirtildiği gibi uzaklaşan cisimler farklı renklerde dalga boylarına bağlı renkler meydana getirmektedir.

Evren Sadece Genişlemiyor Aynı Zamanda Şişiyor

Evrenimiz büyük patlamadan beri sürekli genişlemektedir. Ancak fizikçiler evrenin s a dece genişlemediğini aynı zamanda şiştiğini de belirtiyorlar. Bu şekilde devam eden şişme ve genişlemeye bağlı olarak da yeterince zaman geçtikten sonra etrafımızdaki galaksiler ve gök cisimleri ışık hızına ulaşabilir. Bu da demek oluyor ki yüzyıllar sonra galaksilerin hızlarının ışık hızına ulaştığı zaman artık başka gezegen ve galaksilerle olan bağımız tamamen yok olabilir. Bazı fizikçilere göre ise içinde bulunduğumuz galaksi gibi birçok galaksi bulunabilir. Şişmenin yarattığı büyük itme kuvveti ile farklı farklı temel yasalar ortaya çıkabilir.

Evrenin Sonu Hakkında Teoriler

Evren sürekli genişlemekte ve şişmektedir. Ancak belirli bir aşamadan sonra bu sürecin nasıl işleyeceği merak konusudur. Kimi fizikçiler evrenin bu genişlemesinin zaman sonra kesileceği ve tam tersi yönde bir daralma olacağı konusunda hemfikirlerdir. Yani evrenin sahip olduğu yer çekimi kuvvetinin karanlık enerji dediğimiz ve evrenin genişlemesine de yol açtığı düşünülen maddeyi yeneceği ve daralmanın başlayacağı söylenir. Daha sonra başladığı yere gelen evrenin sonunun olacağı düşünülmektedir. Kimi fizikçiler ise bu genişlemenin hiç durmayacağı ve en sonunda evrenin kendi yapısını patlayarak yitireceği düşünülmektedir.

Başka Galaksilerin Varlığı

Evrende içinde bulunduğumuz galaksi dışında birçok galaksinin de varlığı bilinmektedir. Bu galaksilerde yaşayan varlıkların olup olmadığı da hep tartışma konusu olmuştur. Ancak evrenin sahip olduğumuz galaksi ve samanyolundan milyonlarca kat daha büyük olduğu düşünülmektedir. Bu da henüz keşfedemediğimiz ve bulmamızın çok uzun zamanlar alabileceği galaksilerde birilerinin yaşadığı konusunda insanları düşünmeye sevk etmektedir. Çünkü muazzam derecede büyük olan bu evrende yaşayan ve yaşanabilir tek gezegenin dünyamız olması oldukça düşük ihtimaldir. Nitekim son yollardaki araştırmalar bizlere yanı başımızda olan Mars gezegeninde bazı tek hücreli bakterilerin olduğu konusunda deliller getirmeye başlamıştır. Bilim insanlarının yaptığı bu araştırmaları insanlık alemi büyük bir merakla izlemektedir. Çünkü yeni bir yaşam bulma konusunda oldukça ısrarlıyız.

Hayat Nasıl Oluştu ?

İnsanların yaşayabilmesi için gerekli olan gazların ve maddelerin nasıl oluştuğu konusunda çeşitli teoriler mevcut olsa da bu gazların süpernova patlamaları sonucunda meydana geldiği kanıtlanmıştır. Yıldızlar da tıpkı evren gibi genişleyerek bir noktadan sonra patlamaktadır. Bu patlamalardan sonra ortaya çıkan gazların dünya üzerindeki canlıların yaşaması için elzem olan gazlar, maddeler olduğu keşfedilmiştir.

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *